TARİS

Tarım, Hayvancılık ve Balıkçılık İşverenleri Sendikası

Başkandan Mesaj

Üreten Büyük Türkiye

   Tüm üyelerimizi, tüm işletmelerimizi, tüm girişimci ruhları, bu cennet vatan için bir iğne ucu değer üreten tüm insanları en kalbi duygularımla selamlıyorum.

   İlk sözümüz birlik, beraberlik ve üreten büyük Türkiye’dir. İşvereniyle, İşçisiyle, köylüsüyle, öğrencisiyle, kadınıyla erkeğiyle tüm Türkiye’yi kucaklıyoruz.

   Bugün çok büyük bir gündür. 58 yıl sonra Türkiye’nin 2. İşveren sendikaları konfederasyonunu kurduk ve ilk Olağan Genel Kurulu’nu yapıyoruz. Milletimize hayırlı olsun. İşverenlerimize hayırlı olsun. Heyecanlıyız. Bir idealin peşinde, yıllardır, durmadan çalıştık. Önce hayal ettik, sonra adım attık, özveriyle ilerledik ve bugünlere geldik.

   Bu yolculukta yanımızda ve destek olanlara da olmayanlara da müteşekkiriz. Herkes bizim için değerlidir. Herkesin katkısı değerlidir. Başımıza gelen iyilikler ne kadar yolumuzu aydınlattıysa, olumsuzluklar da bizi güçlendirdi. Kimsenin gölgesine sığınmadık. Hiç kimseden bir beklentimiz olmadı. İnsanımıza güvenerek yol aldık ve bugünlere geldik. Bu yüzden biz herkesi kalpten seviyoruz. Bu vatan için iyi bir şey yapan herkesin yanındayız. Biz ayrılığa değil birliğe inanıyoruz. Biliyoruz ki, herkes bu ülkenin iyiliğini ister.

   Yola çıktığımız ilk günden beri, bize gelen sorulardan birisi de siz kimden ya da kimlerden yanasınız oldu. Bir kere daha üzerine basarak belirtmek isterim ki, biz siyasi bir kuruluş değiliz. Olamayız. Olmayacağız. Bizim tek siyasetimiz vardır, o da işimizin siyasetidir, işyerlerimizin siyasetidir. Biz biziz. Biz siyaset üstüyüz. Biz sendikayız ve herkese eşit mesafedeyiz. Dertlerimiz bir, hedeflerimiz bir, hayallerimiz bir...

   Herkese eşit mesafedeyiz ama işverenlerimizin en yakınındayız. Her bir üyemizin işletmesindeyiz, yanındayız. Çarşıdayız, pazardayız, sanayi bölgelerindeyiz. Tarlada, bahçede, çiftlikteyiz. Yani, biz ekonominin aktığı her yerdeyiz. Biz insanımızın ekmek mücadelesi verdiği her yerdeyiz.

   Barış, birlik ve üretim...

   Bir iddiamız var. Bir idealin etrafında birleştik. Bu ideal; mutlu insanların yaşadığı, üreten, müreffeh, büyük bir ülkedir. Tarlalarında umut yeşeren, fabrikalarında sevgi üreten, okullarında aydınlık yetişen bir ülke bizim idealimiz. Bu idealimiz bir ütopya değil, bu toprakların özünde vardır. Bizim için üretim kutsaldır. Bizim insanımız üretirken mutludur. Ekmek kutsaldır. Ekmeğini taştan çıkarır. Ailesi için üretir, şehri için üretir, vatanı için üretir, insanlık için üretir.

   Bir soruyla çıktık bu yola; “Biz zenginlik üretip bu zenginliği mi miras bırakacağız yoksa bize kalan mirası mı tüketeceğiz?” Tabiki bu sorunun cevabı zenginlik üretmek olmalıdır. Tarlalarımız zenginlik üretecek, fabrikalarımız zenginlik üretecek, okullarımız, laboratuvarlarımız, atölyelerimiz bilgi üretecek, teknoloji, üretecek. Öğüneceğiz ama çalışacağız ve geleceğe güveneceğiz.

   Dünyanın en değerli coğrafyalarından birisinde yaşıyoruz. Toprağı bereketli, insanı çalışkan bu cennet vatanda bize düşen sadece noktaları birleştirmektir. Ortaya çıkacak resim büyük Türkiye'dir.

   Fark yaratacağız. İnteraktif olacağız ve ortaya çıkan sinerjiyle güçleneceğiz. Bu sinerjiyle Milli birliğimizi ve bütünlüğümüzü güçlendireceğiz. Hiçbir şey için geç değildir. Kendi otomobilimizle, kendi uçağımızla, kendi yazılımımızla, teknolojimizle dünya markası olacağız. Dünyanın yollarında otomobillerimiz, gökyüzünde jetlerimiz, uçaklarımız, uzayda uydularımızla gurur duyacağız.

   Sanayi yükselirken, tarım ve ticaret de yükselecek. Bu bereketli toprakların özünden gelen buğdayla pişireceğiz ekmeğimizi. Kekik kokulu kuzularımız, besili danalarımızla, en leziz eti sütü üreteceğiz. Üzerimize giydiğimiz kazak kendi yünümüzden, kendi pamuğumuzdan olacak. Biz bunu başardık, şimdi de başarabilecek imkânlara da potansiyele de sahibiz. İstiyoruz ve başaracağız. Tüm İşveren Sendikaları Konfederasyonu işte bu motivasyonla bir araya geldi ve bu motivasyonla, bu enerjiyle hareket ediyoruz.

   “Aynı gemide olma” bilincindeyiz. Kaptanıyla, mürettebatıyla, yolcusuyla aynı gemideyiz. Rotamız muasır medeniyetler limanı. Devletiyle güçlü, milletiyle birlik içinde bu hedefe gidiyoruz.

   Bugüne kadar hep emek ve sermaye çelişkisinden bahsedildi. Biz emek ve sermayenin birliğinden, gücünden bahsedeceğiz. Emek ve sermaye birlik ve barış içinde olmalıdır. Eğer zenginlik üreteceksek, bunun için birlikte çalışacağız, birlikte üreteceğiz; barış içinde üreteceğiz. Ortaya çıkacak refahtan herkes adaletle payını alacak. Bizim çalışma barışından anladığımız budur. Çelişkilerden değil, birlikten besleneceğiz. Taraflardan biri değil, aynı tarafta olacağız.

   Kaynakların en verimli şekilde kullanılması, ekonomi için olmazsa olmaz bir gerekliliktir. Gerek maddi kaynaklarımızı, gerek insan kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanmalıyız. Hammaddeyi, enerjiyi, emeği en verimli şekilde kullanmalıyız. Bunu başarmak için çalışma barışı elzemdir. İşçi kardeşlerimiz ekmek teknelerini sahiplenecek. Kendisini üretimin bir parçası olarak görecek. İşveren de emekçiye üretim ortağı olarak yaklaşacak. Zenginlik arttıkça, herkes bundan payını aldıkça, bu topraklar, mutlu insanların yaşadığı bir ülke olacak.

   Hizmete talip olduk. Üzerimize düşeni yapmak için, başarmak için gecemizi gündüzümüze katıp çalışacağız. Bizim için zor yok, imkânsız ise biraz zaman alır. Milletimizle, devletimizle birlikte başaramayacağımız iş yoktur. İstiyoruz ve başaracağız. Öncü projelerle, yenilikçi sendikacılık anlayışımızla fark yaratmak için ortaya çıktık. Fark yaratacağız, katma değer yaratacağız.

   Bu cennet vatanı bize bırakan atalarımızın önünde saygı ve şükranla eğiliyorum. Toprağa düşen her bir şehidin önünde saygıyla ve şükranla eğiliyorum. Selam olsun bu büyük tarihe ve selam olsun aydınlık istikbale.

TİSKO Kurucu Genel Başkanı
İlhami ERTAŞ

BİRLİKTE

DAHA GÜÇLÜYÜZ

ULUSLARARASI

ETKİ AĞI

SENDİKA

HABERLERİ

24 MART
04 MART
04 MART
04 MART